Jüpiter ve Uranüs..Belalı 40 gün..

4-10 Ekim tarihleri Dünya Uzay Haftası olarak kutlanıyor. Fakat bu tarihlere henüz yaklaşılmadan gökyüzü olayları gündeme erken oturdu. Astronomi ve Astroloji hem felaket, hem de mutluluk çağrışımı yapacak haberler üretiyor.

Önce 8 Haziran tarihinde Jüpiter’in Koç burcuna geçmesiyle birlikte, 14 yılda bir olan Jüpiter-Uranüs’ün Koç burcundaki kavuşumunun 6 Haziran 2010- 4 Ocak 2011 tarihleri arasında olağanüstü değişimlere yol açacağı öngörüldü.

Alman fizikçi Max Planck 1900 yılında Kuantum teorisini böyle bir kavuşumda ortaya atmıştı. 1927’de Alman fizikçi Werner Heisenberg belirsizlik ilkesini böyle bir ortamda koymuştu. Temmuz 1969 uzay uçuş programı, Apollo 11’in Ay’a inişi Jüpiter ile Uranüs’ün bu kez Terazi burcunda buluşmasının ürünüydü. Jüpiter-Uranüs karşıtlığının etkin olduğu 1975-1976 yıllarında, kişisel bilgisayarların ortaya çıkışına şahit olmuştuk. 2003-2004 yıllarındaki Jüpiter-Uranüs karşıtlığı civarında, kablusuz (wireless) teknoloji gelişti. Jüpiter Uranüs buluşmalarında Ani ve hızlı gelişim, kültürel evrim, radikal değişimler ortaya çıkıyor. Bu şartlarda bilim, sanat, uzay ve havacılık gibi alanlarda Haziran 2010 ile Ocak 2011 arasındaki tarihlerde çok hızlı gelişmeler bekleyebiliriz. (astrolojiokulu.com-8.6.2010)

20 Eylül’ü 21 Eylül’e bağlayan gece başını gökyüzüne çevirenler Güneşin batışının tersi istikamette parlak bir yıldızı görme şansını elde ettiler. Dünya Jüpiter ve Güneş'in arasından geçiyordu ve Jüpiter’in Dünyaya ender olarak en yakın konuma geldiği anlardan biriydi. Dünyanın 10 katı, Güneş'in ise onda biri büyüklüğünde olan Helyum ve Hidrojen yoğunluğundaki Jüpiter, Dünya'ya bir dahaki yakınlaşmasını ancak 2022 yılında yapabilecekti. Yaklaşım bununla da kalmıyor, çıplak gözle görülmesi zor olan gaz devi Uranüs de Jüpiter’den daha geride olarak Dünyaya en yakın konuma geliyordu. Uranüs’ün en son yaklaşması 1999 yılıydı ve bilindiği üzere o yıl ülkemiz büyük depremler yaşamış, gelişi pek hayırlı olmamıştı. Yaklaşım birkaç hafta sürecekti ve Astrologlara göre önümüzdeki 40 gün, beklenmedik etkilerin yaşandığı bir dönem olacaktı.

ÇOK BELALI BİR 40 GÜN..

Mynet.com’un konuyla ilgili haberine göre sade Jüpiter’in değil, aynı zamanda Uranüs’ün de Dünya’ya yakın konumda seyretmesine Astrologlar önümüzdeki 40 günün “pek çok kişiyi etkilenecek, tartışmalar, kavgalar çıkacak, ayrılıklar yaşanacak” bir dönem olduğunu ileri sürüyorlar. (Gariptir ki, Bulgar Kör Kahin Vanga da 2010 Kasım’ında 3.Dünya Savaşı’nın çıkacağını söylemişti. Tarihler çakışıyor)

İşin uzmanları, etkin güneş rüzgarları neticesinde oluşan jeomanyetik fırtınalardan insanların beyin dalgalarının ve hormon seviyelerinin etkileneceğini söyleyerek, "Bazı erkekler bu etkilere agresif tepkiler verebilir, bazıları da tam tersine yaratıcı olabilir" diyolarmış.

Konuyla ilgili olarak çeşitli Astrologların görüşleri şöyle:

Astrolog Rezzan Kiraz:

“Uranüs, beklenilmeyen ani değişimler ve sürprizler yaratır. Ama bu da sizin olaylara nasıl baktığınıza bağlı. Bu gezegenlerin bizi etkileyebilmesi için önceden bir gerginliğin olması lazım. Onun dışında insanların hayatında yenilik ve değişim, idealizim oluşur. Eski gider, yerine yenisi gelir. Uranüs olmasaydı insanlar hala mağarada ateşi bulmaya çalışıyor olurlardı.. İnsanları korkutmanın anlamı yok..”

Astrolog Metin Sırma:

“Bu dönemde Akrep, Yengeç ve Balık burçları çok şanslı olacak. Fakat bu burçların dışındakilerde büyük gerginlikler bekleniyor. Eğer hamle yapmak istiyorsanız, iş konusunda yatırım yapmak, denemeyin. Bu dönemi atlatın öyle adım atın. Ateş grubu (Koç, Aslan ve Yay) çok dikkat etmeli. Kararsız bir dönem geçirecekler. İkili ilişkilerde karşınızdaki insanlarla ilgili kararsızlıklar yaşayabilirler. "Bu bana karşı ciddi mi, benimle dalga mı geçiyor?" şeklinde düşüncelere kapılabilirler. Toprak grubu da (Boğa, Başak ve Oğlak burçları) çok dikkatli olmalı. Bu aralar boşanmalarda patlama olabilir. Yeni evli çiftler bile kavga edebilir. Özellikle su ve ateş grubu arasında şiddetli tartışmalar yaşanacak. Bu dönemde anlaşamayacaklar, maddi ya da manevi olarak birbirlerini tatmin edemeyecekler. En çok da Oğlak burcu dikkatli olmalı. Bu dönemde teknolojik aletler de bozulabilir. Cep telefonları, internet bağlantıları olumsuz etkilenebilir. Okula yeni başlayan çocuklar da olumsuz etkilenebilir. Bunların etkisi Kasım ayı başına kadar sürecek”

Mynet Astroloji Danışmanı İremSu:

“Jüpiter ve Uranüs kavuşumları inancın gerçeklerle bütünleştirilmesi demektir. Ani şans vurgunları anlamına gelir. Ancak bu iki gezegeninin geri harekette oluşu, içinde bulunduğunuz şartlar çerçevesinde gerçekçi düşünmemeniz halinde aldığınız hızlı kararların geri hareket sonrası yani 18 Kasım-6 Aralık sonrası pişmanlık anlamındadır. O nedenle köşemizdeki yorumlarımda özellikle Kasım ortasına kadar temkinli hareket edilmesi gerektiğinden söz ediyorum. Çünkü bu iki gezegeninin kavuşumu kişinin kendi gerçeğinden kaçışı, önündeki hali net olarak görmemesi, görmek istediği şekilde yorumlamasıdır. Özellikle Balık burcu mensuplarının, radikal kararlar vermeden önce dikkat etsinler….Ben büyük bir olumsuzluk beklemiyorum. Astroloji bir rehberlik hizmetidir..”

Astrolog Öner Döşer:

“21 Eylül- 29 Ekim 2010 tarihleri arasında, terör ve şiddete yönelik eylemler artabilir. Uluslar içerisinde ve uluslar arası gerginlikler yaşanabilir. İnsan eliyle yapılan çevreye zararların olumsuz sonuçlarıyla karşılaşılabilir. Doğal felaketlerde artış olabilir. Daha önce doğal felaketlerden etkilenmiş bölgelerde salgın hastalıklar görülebilir” (mynet)

-“Akrep, Yengeç ve Balık burçları -çok şanslı olacak” deniliyor. Abdullah Gül Akrep, Recep Tayip Erdoğan Balık burcu.

-“Koç, Aslan ve Yay, Boğa, Başak ve Oğlak -çok dikkat etmeli” deniyor. Kemal Kılıçdaroğlu Yay, Devlet Bahçeli Oğlak burcu.

(Bendeniz Akrep, nasıl bir şans, beklemedeyim.)

NE GİBİ OLUMSUZLUK OLABİLİR?

1996’da ölen iki gözü kör kahin Bulgar Vanga’nın, “2010 Kasım’ında 3.Dünya Savaşı çıkacak” kehanetine değinmiştim. Bu tarih, Jüpiter ve Uranüs’ün ziyaretine aşağı yukarı denk düşüyor.

Bu arada İran-İsrail, İran-ABD gerginliği de sürüyor. Etkileri Basra Körfezi ülkelerine yansıyor. Son olarak Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin ABD’ye toplam 123 milyar Dolarlık silah siparişi verdikleri haberi çıktı. Çok büyük bir rakam. Ya gerilim böylesi satışları yapabilmek için çıkarıldı, ya da İran’a bir askeri harekat duyumu alındı. Bu ülkeler İran’a saldırı halinde ABD üssü bulundurdukları için İran’ın “can havliyle” kendilerine saldırabileceğinden korkuyorlar. Yoksa barış halinde bunca kaynak niye silaha aktarılır?

Görüldüğü gibi Jüpiter ve Uranüs’ün Dünyamıza bir adım atarak yakınlaşma çabaları değişik yorum ve tepkilere neden oluyor. Kimi felaket, kimi stres ve gerginlik, kimi çatışma, kimisi de büyük atılımlar dönemi olarak algılıyor. Bizde “Misafir kısmetiyle gelir” diye bir atasözü vardır. Umarım öyle olur ve bu dev konuklara kuşkulu bakışlar boşa çıkar. Jüpiter’in Dünyaya yönelmesi muhtemel pek çok gök taşı yağmurunu kendine çekerek bize koruma işlevi gördüğünü unutmamak gerek. Yine de Kırk sayısının önemi var. “Doğumdan da ölümden sonra da “Kırkı çıksın” derler. Bu 40 günün hayırlı çıkmasını ummaktan başka çare yok..

Faruk Nafiz Çamlıbel’in dizeleri şöyle diyor:

“Yıldızlara baktırdım fallarda çıkmıyorsun

Seni görmem imkansız rüyalarım olmasa”

Kim bilir? Belki yaklaşan Jüpiter ve Uranüs rüyalara, hülyalara hükmediyordur da bunca senaryo bu nedenle ortaya çıkıyordur. Umalım, müjdeler ağır basar.

*Yazımın ilk yayın adresi: Milliyet blog/Turbest

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !